Arşiv

Hurma diyeti ile aç kalmadan kolaylıkla kilo verebileceğinizi biliyor muydunuz? Diyet yapan pek çok kişinin şikâyetçi olduğu konulardan bir tanesi de tatlı eksikliği yaşadıklarıdır. Hatta pek çok kişi bu yüzden diyet yapmayı bırakmaktadır. Fakat artık hurma diyeti ile hem aç kalmayacaksınız hem de tatlı krizlerinin üstesinden geleceksiniz. Hurma çok eski dönemlerden beri varlığını koruyan çok besleyici olmasının yanı sıra aynı zamanda doğru kullanıldığında oldukça etkili bir diyet gıdasıdır. Hurma diyeti ile demir ve potasyum gibi pek çok mineralden fazlasıyla faydalanacaksınız. Aynı zamanda hurmanın içerisinde bulunan lif sayesinde hem tok kalacaksınız hem de bağırsaklarınız daha hızlı çalışacağı için sindirim sisteminiz hızlanacak ve bu sayede sağlıklı bir şekilde kilo vermiş olacaksınız.


Sindirim sisteminin daha etkili ve kolay çalışmasını sağlar.
Besindeki B1 vitamini sayesinde sinir sistemini fayda sağlayacaktır.
Karbonhidratların enerjiye dönüştürülmesinde etkilidir ve aynı zamanda içindeki B2 vitamini ile vücudun enerji üretebilmesi açısından protein, karbonhidrat ve yağları yakmaya yardımcı olur.

Vücut ideal ısısının korunmasında faydalıdır.

Hurma diyeti ile sıklıkla tüketmeye başlayacağınız hurmanın içerisinde bol miktarda kalsiyum ve fosfat bulunmaktadır. Bu da kemik yapısını kuvvetlendirerek kemik erimesi gibi pek çok rahatsızlığın önüne geçmektedir. Bilim adamlarının yaptığı araştırmalara göre hurma tüketiminin gerginlik ve stresi azalttığı gözlemlenmiştir.

Hurma Diyeti Kimler İçin Sakıncalıdır

Hamile bayanlar ve şeker hastaları için hurma diyeti önerilmemektedir. Bunların dışında herhangi bir kronik rahatsızlığı olan kişilerin ise mutlaka doktorlarına danışmalarını tavsiye ederiz.

Hurma Diyeti Nasıl Yapılır?

Hurma tok tutan ve oldukça tatlı bir meyve olduğu için diğer diyetlerde olduğu gibi kan şekeriniz düşmeyecektir. Bunun yanı sıra herhangi bir şekilde açlık veya halsizlik hissini de yaşamayacaksınız.

1 haftalık kullanım için yaklaşık olarak 150 adet Medine hurmasına  ihtiyaç duyacaksınız.
Her gün 3 kase yani yaklaşık olarak 450 gram yoğurt tüketmemiz gerekiyor.
Günlük tüketiminiz için ortalama olarak 21 – 22 adet hurma önerilmektedir.
Hurmaların ara öğünlerde değil ana öğünlerde yoğurt ile birlikte tüketilmesi tavsiye edilmektedir. Yani her ana öğünde sabah, öğle ve akşam olmak üzere 7’şer adet hurma alarak yoğurtla beraber tüketebilirsiniz.
Her gün yaklaşık olarak 3 litre su tüketilmesi önerilmektedir.
Su tüketimine ek olarak şekersiz bitki çaylarından dilediğiniz kadar tüketebilirsiniz.
Hurma diyeti 1 hafta olarak uygulanmaktadır. Bu süre zarfı boyunca hurma ve yoğurt dışında herhangi bir gıda alınmaması önerilmektedir. Bolca su tüketilmesi gerektiğini de unutmamanız gerekiyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Acil Kilo Vermek İçin Yoğurt Diyeti

Hurma diyetini 1 hafta boyunca sürdürmelisiniz. Bu süre zarfında kilonuzu iki günde bir kontrollü bir şekilde ölçmenizi öneriyoruz. Bu şekilde uygulayacağınız hurma diyeti sayesinde haftada 3-4 kilo vermeniz mümkündür. Hurma diyeti her ne kadar 1 hafta sürecek olsa bile sadece yoğurt ve hurmadan oluşması sebebiyle ağır diyetler arasında sayılabilir.

Diyabet ve tiroid rahatsızlıklarının, tıkınırcasına yeme bozukluğunun ve dürtü denetim bozuklukları gibi hormonal ve psikolojik sebeplerin obezite veya diğer kilo sorunlarına neden olabildiğini belirten Yrd.Doç.Dr. Emre Tan, kilo verme konusunda uyarılarda bulundu.

Psikiyatrist/Psikoterapist Yrd. Doç. Dr. Emre Tan, "Aynı zamanda bu kiloları verme çabası da metabolik ve ruhsal sorunlar oluşturabilir. Aşırı kilo nedeniyle fiziksel kısıtlılık, sosyal etkinliklerden uzaklaşma, cinsel problemler ve mesleki sorunlar oluşması, öz güven eksikliğinden, mutsuzluğa kadar pek çok problem yaratır. Bu durumdan kurtulmak kilo verme takıntısına dönüşebilir" dedi.
Hem kendinden hem sevgilisinden memmuniyetsiz insan çoğalıyor, Kilo Verme Takıntısına Dikkat.

Fazla kilosu olmasa da bedensel algı bozukluklarıyla seyreden anoreksiya ve bulimiya gibi psikiyatrik hastalıklarda da kilo takıntısı olduğunu kaydeden Dr. Tan, "Ortoreksiya gibi sağlıklı yaşama takıntısı olarak değerlendirebileceğimiz kişilerde de kilo bir takıntıya dönüşebilir. Fiziksel ve psikolojik sebeplerle birlikte toplumsal güzellik ve normallik algısındaki çarpıklıklar kilo takıntısının bir başka nedenini oluşturur. Yapılan diyetlerin yüzde 95 inde istenen kiloya inilemiyor veya 5 yıl içinde tekrar kilo alınıyor. Bunların üçte birinde de diyet yapmak patolojik hale gelip kilo takıntısına dönüşüyor" açıklamalarında bulundu.

"HEM KENDİNDEN HEM SEVGİLİSİNDEN MEMNUNİYETSİZ İNSAN ÇOĞALIYOR"

Eskiden bu sorunu yaşayanların çoğunluğunun kimlik karmaşası yaşayan ergenlerden oluştuğunun kaydeden Dr. Tan, "Günümüzde yaş ortalaması artmakta ve bu kişilerin dörtte biri 30 yaşın üstündeki kadınlardan oluşmaktadır. Benlik saygısı düşük olanlarda ve mükemmeliyetçi kişilerde bu durum daha sık karşımız çıkıyor. 2012 yılında yapılan bir çalışmaya göre, haftada birkezden daha fazla tartılmanın, kilo takıntısı yapma, depresif belirtiler gösterme ve öz güvende azalma riski taşıdığı saptanmış. Sinemada, dizilerde, dergilerde ve reklam panolarında gördüğümüz kişilerle kendimizi karşılaştırmaya yatkınlığımız vardır.

Bize sunulan ve öğretilen güzellik algısına ne kadar uyup uymadığımız benlik algımızı da etkiler. Ayrıca istek ve seçimlerimiz de bu güzel ve normal kalıplara göre şekillenir. Magazin dergileri okuyanlar ve oradaki kaslı, zayıf, fit insanları görenler kendi bedenlerini daha az beğenmekle birlikte partnerini de orada gördüklerine göre seçmeye çalışıyor. Hem kendinden hem sevgilisinden memnuniyetsiz insan çoğalıyor.

Toplumsal etkiye doğduğumuz andan itibaren maruz kalıyoruz. Bizden beklenenler, olmamız istenenlerle dolu sosyal normların içine doğuyoruz. Bu kurallara göre düşünmeye başlıyor ve bir süre sonra biz de bunları diğerlerinden ister hale geliyoruz.

Modern insanın en temel acziyetini oluşturan yetersizlik duygusu içinde nefes almaya çalışıyoruz. Nasıl giyindiğimiz, nerede çalıştığımız, kimlerle arkadaş veya sevgili olduğumuz sahip olmak üzerine kuruluyor. İyi bir fiziksel görünüme sahip olmak da bu isteklerimizden biri" ifadelerini kaydetti.

İstenilenin sağlık değil, güzel görünmek olduğunda işin zorlaştığına dikkat çeken Dr. Tan, "Geçici rahatlamalar sağlamakla birlikte içimizi daraltan sıkıntı geçmek bilmiyor. Gittikçe artan estetik ameliyatları, diyet çabaları ve mutluluk paketleri bunun sonucu. Obezite gibi kilo sorunlarının çözümünde kişinin tedavide görev alması beklenir.

Düzenli ilaç kullanmaya ek olarak hem diyetinize dikkat etmeniz, hem de yaşam biçiminizde değişiklikler yapmanız istenir ki bu pekte kolay değildir. Kimisi bu değişiklikleri hiç yapamaz, kimisi uzun zamandır uğraşmasına rağmen istediği sonuca ulaşamaz. Tam da bu durumda mucizevi beklentiler artar. Biraz bitki çayı, birkaç hapla hayal ettiği kiloya ulaşabileceğini pazarladığınızda buna inanmaya hazır kişi için başka çare yoktur. Merdiven altı ve internetten kaçak yollarla satılan bu ürünleri durdurabilmek mümkün gözükmüyor. Çünkü bunları talep eden bir yığın mevcut. Patolojik hale gelen diyetler, aşırı egzersiz ve kontrolsüz ilaç kullanımı gittikçe artmaktadır" diye konuştu.

Kullanılan ürünlerin çok ciddi yan etkileri olduğuna da dikkat çeken Dr. Tan, "Kısa sürede hızlı kilo kaybı başlı başına sağlık riski oluşturur. Uyguladığı pek çok tedavi ve diyete rağmen kilo veremeyen kişinin çaresizliği bu risklerin göz ardı edilmesine neden olur. Ne olursa olsun o kiloya ulaşmak nihai hedef olduğunda, kilo vermek bir takıntıya dönüştüğünde kendine zarar vermekten çekinmez. Çünkü o güzelliğe, o bedene ulaşmadığında zaten hiçlik algısıyla yaşıyordur" şeklinde konuştu.

Kaynak: İHA

Yumurta diyeti 1. gün.
Sabah (BÜTÜN GÜNLERDE AYNI): 1 veya 2 adet katı olarak haşlanmış yumurta, 1 adet greyfurt, 1 fincan kadar şekersiz çay veya kahve
Öğle: 2 adet yumurta ile 1 adet greyfurt
Akşam: 1 adet greyfurt, 1 fincan kahve ile birlikte 2 adet yumurta, karışık salata ve 1 dilim kızarmış tam buğday ekmeği

Yumurta diyeti 2. gün.
Öğle: 2 adet katı pişmiş yumurta, ile birlikte 1 fincan sade Türk kahvesi ve 1 adet domates
Akşam: 1 adet domates, 1 adet kabuğu soyulmamış salatalık, 5 adet zeytin ve istediğiniz kadar marul ile birlikte 1 parça ızgara biftek

Yumurta diyeti 3. gün.
Öğle: 1 kase sade türk kahvesi sonra 2 adet katı haşlanmış yumurta ve 1 tabak haşlanmış ıspanak
Akşam: 1 adet domates, 1 fincan şekersiz çay, 1 kase kadar haşlama kereviz, 1 adet salatalık ile birlikte 2 adet ızgara kuzu pirzola

Yumurta diyeti 4. gün.
Öğle: 2 adet katı olarak haşlanmış yumurta ve 1 adet greyfurt
Akşam: 1 tabak kadar haşlanmış lahana, 2 adet haşlanmış katı yumurta, 1 dilim peynir 1 dilim kızarmış tam buğday ekmeği

Yumurta diyeti 5. gün.
Öğle: 1 kase Türk kahvesi ile birlikte 1 tabak haşlanmış ıspanak ve 2 adet katı haşlanmış yumurta
Akşam: 1 adet greyfurt, Balıklı karışık salata hazırlanmalı ve 1 dilim kızarmış tam buğday ekmeği

Yumurta diyeti 6. gün.
Öğle: 1 büyük tabak kadar mevsim salatası
Akşam: 1 kase Türk kahvesi, 1 adet kabuğu soyulmamış salatalık, 1 tabak kadar haşlanmış kereviz, 1 adet domates ile birlikte 2 parça ızgara biftek

Yumurta diyeti 7. gün.
Öğle: 1 kase haşlanmış Lahana, 1 adet havuç, derisi alınmış 1 parça tavuk, 1 adet greyfurt, 1 fincan Türk kahvesi
Akşam: Greyfurt 1 adet, Tavuk jambon 1 adet, domates
Yumurtanın tok tutma özelliğinden yararlanarak 2 haftada 9 kilo zayıflama imkanına sahipsiniz.

Sporla meşgul olun.

Günde 1 kilometre yaya yürüyüş veya haftada 3 kez hafif sporla uğraşmak kalp damar hastalıklarının önüne geçer.

Temiz havada çay

Kepekli ürünler kanserden korur. Haftada 4 kez kepekli ekmek, makarna veya kabuklu pirinç yemek kanser ihtimalini% 40 azaltır.Meyve sebzeyi sofranızdan eksik etmeyin. Meyve-sebze özellikle de domates, kırmızı üzüm yiyenlerde kalp krizi, kanser ve şeker ihtimali daha az olur.
Fast-food yemeklerini unutun. Kalp-damar hastalıklarının 3 / 1’e neden olan hamburger, patates kızartması vb gibi gıdalardır.

Günde en az 1 saat aktif sporla meşgul olun!

Bel ağrısına karşı hareket edin. Araştırmalar gösteriyor ki bel ağrısından muzdarip olanlar yatmak yerine normal aktivitelerine devam etmelidirler. Yemeyğnizi kontrol edin. Balık yemek kalp krizi ihtimalini azaltır.Bunun dışında balıkta bulunan yağlar bağışıklık sistemini de güçlendirir.

Tuzu azaltın

Aşırı tuz felce ve kalp damar hastalıklarına neden olur. Bu nedenle günde 5 gr tuz yemek yeterlidir. Araştırmalar günde 2 fincan kahvenin bağırsak kanseri olasılığını% 25, safra kesesindeki taş olasılığını% 45 azalttığını gösterir.Ancak  çok kahve kullanımı yüksek tansiyona neden olur. Uzmanlar fazla çay içenlerde kalp krizi ihtimalinin yarı yarıya azaldığını bildirirler. Çaya biraz hekimlik önemli otlardan ekleyin – kekik, senna, karanfil vb.

Her diyete kanmayın. Haftada 2-3 kilo zayıflamayı vaadeden diyetlerden uzak durun. Kilo vermek istiyorsanız bunu hafta-hafta yok, uzun süre için denemeye çalışın.

Artık kilonuza dikkat edin. Yeni bir araştırmaya göre artan her yeni kilogram insanın ömrünü 20 hafta kısaltıyor. Artık kilolarınızdan kurtulmak kalp, kanser, eklem iltihabı vb hastalıklardan de kurtulmak demektir.

Yağı, tuzu azaltmak kolesterolü düşürüyor. Bu da kalp krizi ve felçten korur.

1. Strese karşı mücadele edin.
Sosyal aktiviteler, hobiler strese karşı mücadele için en iyi araçtır.
2. Sigara kullanmayın. Sigarayı bırakmak artık çok kolaydır.Şimdi bunun için sayısız araçlar var.Mesala nikotin bantları, sakızlar, iğne ile tedavi vb.
3. Uykusuz kalmayın. Uyku bağışıklık sisteminin daha iyi faaliyet göstermesine yardımcı olur.Uykusuzluk konsantrasyonun bozulmasına neden olur.
4. Her gün vitamin alın. İçeriğinde folik asit vitamin hapları kanser ve kalp damar hastalıklarından koruyor.
Hastalığı zamanında tespit edin!

Önemi!!!

Yılda bir kez çek up yaptırmayı ihmal etmeyin..
Bir önceki yazımız olan İnce vücuda nasıl sahip olmalıyız? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Arama Yap

Sponsor

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Yükleniyor...