Arşiv

Kas geliştirme selülit problemlerine son verir. Beden daha formda ve sağlıklı görünür. Spor  yapan kişiler özellikle kötü alışkanlıkları da bıraktığı için her zaman yararlıdır. Duruş bozukluklarını tedavi edici etkisi yüksektir. Sakatlık durumlarında vücut direncini kaybeder. Sakatlık durumları sonrasında vücudu kasları çalıştırarak güçlendirebilirsiniz.

Kas yapmanın sizlere sağladığı faydalar çoktur. Düzenli bir diyet programı ile uygulandığında kolay kilo vermenizi sağlar. Diyet yaparken vücudun sarkmasını önler. Spor ile birlikte yapılan diyet her zaman başarılı sonuçlar verir. Kas geliştirmeden önce hafif ısınma hareketleri yapmalısınız. Sizleri zorlamayacak ağırlıklarla başlamanız önemlidir. Kas geliştirme yapmak isteyen kişilerin yeme ve içme programlarına da çok dikkat etmesi gereklidir. Bedenleri için aldıkları gıdayı daha hızlı şekilde kasa çevirirler. Düzenli şekilde yapılan spor ile kalori daha kolay yakılır.

Keten tohumu özelikle salatalarda, yoğurtlu mezelerde veya ekmek yapımında da kullanılabilir. 

Beslenme ve Diyet Uzmanı Aylin Yılmaz 

Keten tohumu omega 3 ve 6 yağ asitlerinin iyi bir kaynağı olmakla birlikte; az miktarda magnezyum, demir, bakır ve çinko ile çeşitli vitaminleri içerir. Yeterli miktarda balık tüketmeyenler, omega 3 yağ ihtiyaçlarını karşılamak için keten tohumundan faydalanabilir. 


Keten tohumunun lif içeriğinden dolayı laksatif etkisinin bulunabilmesi mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelebilme, bağırsakları yumuşatabilme ve kabızlığa karşı iyi gelebilme gibi muhtemel faydaları vardır. Keten tohumu içerdiği omega 3 yağ asitlerinden dolayı kalp-damar hastalıklarına karşı muhtemel koruyucu özellik taşır. Keten tohumu ayrıca kan-şeker seviyelerini stabilize ederek, diyabet şiddetinin azalmasını sağlayabilir. 

Keten tohumu nasıl tüketilebilir?

Keten tohumu öğütülerek, toz halinde kullanılabilir. Bir kaşık keten tohumu ağza atıldıktan sonra arkasından su içilebilir veya yemeklere, yoğurda, salatalara, müsliye, pasta, börek gibi unlu mamullere karıştırılarak da tüketilebilir. Ancak aşırı tüketimine dikkat edilmelidir.

Zayıflamaya konusunda etkili 

Keten tohumu zayıflamaya katkı sağlayabilir. Zayıflama programında, hayvansal kaynaklı yağ alımı yerine; bitkisel kaynaklı yağların alımına özen gösterilmesinde fayda vardır. 

Keten tohumu, bağırsaktan geçerken içermiş olduğu, değerli sabit yağların emilime uğramasıyla, gereksinim duyulan enerji karşılayabildiği gibi lif içermesinden dolayı rejim yapan kişilerin sağlıklı kilo vermesine yardımcı olabilir.

Dikkat! 

Keten tohumu ve özellikle keten tohumu yağı mutlaka taze olarak tüketilmelidir. Keten tohumunun saklama koşulları çok önemlidir. Özellikle buzdolabında saklanmalı ve soğuk zincirle dağıtılmalıdır. Uygun buzdolabı koşullarında sadece birkaç hafta raf ömrü olan keten tohumu kolayca okside olabilmektedir. Uygun saklama koşulları sağlanmadığında çabuk bozulabilir ve ürün içinde serbest radikaller oluşabilir. 

20-25 derece sıcaklıktaki eczane ve aktar raflarında sergilenen keten tohumu yağına dikkat! 
Keten tohumu uygun saklama koşullarında saklanmadığında çok çabuk bozulduğunu, bozulabilir. Keten tohumunu tane halinde alarak, evde öğütüp hemen tüketmek sağlıklı bir yöntem olarak seçilebilir. Öğütülmüş tohumlar buzdolabında ışık görmeyecek şekilde kapalı ve koyu renkli kaplarda saklanmalı ve ısı ile kesinlikle temas etmemelidir.

Yer fıstığı baklagiller familyasından olup tohumlarında %45-60 oranında yağ, %20-30 oranında protein, %18 oranında karbonhidrat, vitaminler ve madensel maddeler içerir, özellikle yağ sanayi ve çerez yapımı kullanım alanlarının başında gelmektedir. Sapı kuru ot ve kabuğu da çeşitli şekillerde değerlendirilen önemli bir bitkidir. Yer fıstığının 32 çeşidi bulunmaktadır. Yer fıstığının ilk olarak Paraguay vadilerinde yetiştirildiği düşünülmektedir. Bu bir yıllık otsu bitkinin boyu 30 ile 50 cm büyümektedir.

Eski dönemlerden beri yer fıstığı besin kaynağı olarak kullanılmaktaydı. Sağlık açısından faydaları bilindiği için hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Özellikle yer fıstığı kurutularak uzun yıllar yenilebilir halde saklanabilmektedir. Fıstık genellikle bölgesel farklılıklara göre yetişir. Bölgesel farklılıklar biçim olarak farklılık gösterse bile içerik olarak aynı özelliklere sahiptirler. Mesela Rusya bölgesinde yetişmekte olan fıstıkların çekirdekleri diğer bölgedeki çekirdeklere göre oldukça küçüktür ancak bu demek değildir ki sağladığı faydalarda değişim göstermektedir. Bu durumun halen daha üzerinde durulmaktadır ve araştırmalara devam edilmektedir.

Yer fıstığının kullanım alanına bakacak olursak yağ yapımında, kozmetik ürünlerinde, şekerlemelerde, yaygın olarak fıstık ezmesinde ve kavrulmuş fıstık olarak kullanılmaktadır. İçeriğinde E vitamini, B grubu vitaminler ile fosfor, magnezyum, potasyum, sodyum ve kalsiyum mineralleri bulunmaktadır ve bu nedenle yer fıstığı sağlık açısından birçok fayda sağlamaktadır.

Yapılan çeşitli çalışmalarlada yer fıstığının sağlık açısından insan vücuduna güçlü ve oldukça yararlı etkileri olduğu ortaya koyulmuştur. Yer fıstığının kemik ve kasları güçlendirmesi, mideyi koruması, kalp sağlığına destek olması ve kansere karşı koruyucu görev üstlenmesi gibi çeşitli faydaları bulunmaktadır. Bu besinin sağlık ve olumlu sonuçları açısından faydalarını 10 madde halinde yazımızın devamında sizler için alt başlıklar şeklinde düzenledik.

Yer Fıstığının Faydaları Nelerdir ?

Yer fıstığının vitamin ve mineral deposu olması bilinen bir gerçektir ve insan sağlığı açısından oldukça etkili bir üründür. Fıstık B6, B9 vitaminleri yanında, niasin, riboflavin, thiamin gibi, vitaminlerin yanında, sağlık açısından çok fazla faydalı olan pantotenik asit içerir. Potasyum, manganez, bakır, kalsiyum, magnezyum, demir, selenyum, çinko fıstığın içerdiği minerallerin bazılarıdır. Fıstığın içerdiği yukarıda sıraladığımız vitamin ve mineraller, organların sağlığı açısından hayati önem taşırlar. İnsanı kansere karşı koruyabilir, kalp sağlığına iyi gelebilir ve antioksidanları sayesinde daha fazla yarar sağlayabilir. Yazımızın bu bölümünde faydalarını ayrıntı olarak sizlerle paylaşacağız.

Yer fıstığı sindirim sistemine faydalıdır. Sindirim sistemi sağlığını koruyan vitaminler içerir.
Cinsel gücü arttıran yer fıstığı, sağlıklı cinsel hayatın bir parçası olabilir.
Sağlıklı kas ve kemik yapısının oluşmasını sağlayan yer fıstığı, kemikleri güçlendirir.
Yer fıstığı harcanan enerjinin yerine gelmesini sağlar, bedeni güçlendirir.
Kandaki kolesterol seviyesinin düşmesini sağlayan yer fıstığı, böylece kalp ve damar sağlığını korur.
Yer fıstığı zihin sağlığını destekler, zihin fonksiyonlarının sağlıklı işlemesi için faydalıdır.

1.Kanser

Yer fıstığının kanser türlerinden birkaçına iyi geldiği bilinmektedir. Özellikle kolon ve mide kanserine karşı etkili bir koruyucudur. Özellikle insanların kansere yakalanma riskini minimuma indirir. Kolon kanserini inceleyecek olursak haftada gerekli yer fıstığı tüketen kadınların ve erkeklerin kolon kanserine yakalanma riskleri %25 ile %70 arasında azalmaktadır. Özellikle kadınlar için bu oran en yüksek sıralardadır ve kadınlara sağladığı fayda bunla sınırlı değildir.

Mide kanseri bakımından etkisine bakacak olursak yer fıstığının polifenolik asidi yüksek oranda içerisinde bulunduruyor olması nedeni ile birlikte mide kanserine yakalanma riskini oldukça düşük bir seviyeye indirmektedir.

2.Safrakesesi Taşları

Yer fıstığının safrakesesi taşı nedeni ile oluşan ağrılara iyi gelmesi bir yana safrakesesine de oldukça faydalıdır. Haftalık olarak yer fıstığı tüketiminin tamamlanması ile birlikte safrakesesinde taş oluşumu engellenmekte ve hatta safrakesesi sağlığı yer fıstığı sayesinde koruma altına alınmaktadır.

3.Sinir Hastalığı

Yer fıstığının içerisindeki polifenolik asitler sinir sağlığı için faydalıdır. Bu nedenle sinirlerle alakalı tüm hastalıklara karşı koruyucudur. Alzheimer hastalığı bunlardan sadece birisidir. Yaşlılığın getirdiği sinir tahribatında da yer fıstığı etkilidir.

4.Kolesterol

Yer fıstığının kolesterol bakımından faydası göz ardı edilmemelidir. Kötü kolesterolün düşürülmesine yardımcı olarak iyi kolesterolün yükselmesini sağlamaktadır.

Mono doymamış yağlar ve oleik asitler içeren yer fıstığı bu sayede koroner kalp hastalıklarına karşıda önleyici bir görev üstlenmektedir. Yani yer fıstığı kalp sağlığı açısından da oldukça önemli bir üründür.

5.Kilo Verme

Özellikle kadınlarda haftalık yer fıstığı tüketim miktarı oldukça önemlidir. Gerektiği şekilde tüketimi tüketilirse bayanların obezite sorunu ile karşılaşmamalarına neden olmaktadır. Özellikle sabah kahvaltılarında tüketilen fıstık ezmesi tokluk hissine neden olarak yeme isteğini en aza indirger ve bu sayede kilo verme konusunda rahatlık yaşanmaktadır.

6.Kan Şekeri

Yer fıstığında bulunan yağlar ve karbonhidratlar kana karışması açısından oldukça etkili olanlardır ve bu nedenle kan şekerinde ani bir dengelenme bile yaşanabilir.

7.İnme Riski

Yer fıstığı mono-doymamış yağ asidi (MUFA), özellikle de oleik asit yeterli seviyelerde oluşturmaktadır. Düşük mono-doymamış yağ asidi kandaki “kötü kolesterol” ve artışlara neden olmaktadır. Araştırmalar tekli doymamış yağ asitleri bakımından zengin olan yer fıstığının sağlıklı kan lipid profili kayırarak koroner arter hastalığı ve inme riskini önlemeye yardımcı olduğunu göstermektedir .

8.Sağlıklı Vücut

Yer fıstığı antioksidan özelliğe sahip olması ile de bilinmektedir. Böylelikle, biokanin-A ve genestesin maddeleri ile birlikte vücutta serbest radikallerin etkisini kırarak genel sağlıkta insan vücuduna fayda sağlamaktadır.

Sağlıklı bir vücut ile birlikte enerjik bir insan modeli ortaya çıkmaktadır. Bunun en önemli nedeni ise yer fıstığının içerdiği yüksek değerdeki vitaminler, mineraller ve antioksidan özelliğidir ve bunlar güçlü enerji kaynaklarıdır.

9.Cilt Sağlığı

Yer fıstığının içerisinde E vitaminin bulunduğunu daha öncede söylemiştik. E vitaminin insan vücuduna etkisine bakacak olursak ilk olarak cilt karşımıza çıkmaktadır. Cilt sağlığının en temel maddesi E vitamini olduğundan yer fıstığı cilt sağlığını korumaktadır ve bunun yanında güneşin zararlı ışınlarından cildi korumaktadır. Bunlara ek olarak egzama ve sedef gibi cilt hastalıklarına karşı da koruyucu ve oluşan hastalıkları da geriletmektedir.

10.Saç Sağlığı

Yer fıstığı genel olarak saç sağlığı için oldukça faydalıdır. Omega 3 yağları içeren fıstık, saçların dökülmesini engeller, ayrıca yumuşamasına ve parlak görünüm kazanmasına yardımcı olur.

Yer Fıstığı Tüketiminin Zararı Var Mıdır ?

Yer fıstığının sağlık açısından çok sayıda faydası olduğunu detaylı olarak yazımızda ele aldık. Ancak fıstığın sağlık açısından birçok faydasının olmasının yanında ürününün fazla ve bilinçsiz tüketilmesi gibi durumlardan kaynaklanan zararları vardır. Bu zararlar kişinin sağlık durumu ile yakından ilgilidir. Özellikle kolesterol konusunda farklı görüşler vardır. Bu yüzden kolesterol sorunu olan kişilerin doktorların danışarak fıstık tüketmeleri önerilmektedir.

Yer fıstığının fazla tüketimi içerdiği yağ oranı nedeni ile ciltte özellikle sivilce gibi sorunlara neden olmakla birlikte fıstığa karşı alerjisi olan kişilerde olumsuz durumları ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca yağ oranından kaynaklı fazla tüketim kilo artışına da sebebiyet vermektedir.

Yukarıda siz okurlarımız için paylaştığımız bilgilerde yer fıstığının temel özellikleri, faydaları, zararları, fazla tüketiminin yol açtığı durumları, hastalıklara ve vücuda olan etkileri hakkında bilgiler verilmiştir. Ayrıca yazımızın devamında sizlere paylaşacağımız tablo aracılığı ile yer fıstığının besin değerlerine ait birtakım bilgileri kolay bir şekilde inceleyebilirsiniz.

Yer Fıstığının Besin Değeri

Tablo bir porsiyon yani 100 gram  yer fıstığı baz alınarak hesaplanmıştır.

Kalori (kcal): 567
Toplam yağ: 49 g
Kolesterol: 0 mg
Sodyum: 18 mg
Potasyum: 705 mg
Karbonhidrat: 16 g
Diyet lifi: 8 g
Şeker: 4 g
Protein: 26 g
A vitamini: 0 IU
C vitamini: 0 mg
Kalsiyum: 92 mg
Demir: 4,6 mg
D vitamini: 0 IU
Piridoksin: 0,3 mg
B12 vitamini: 0 µg
Magnezyum: 168 mg


Günümüzde pek çok ilacın içerisinde kendisine yer bulan Isırgan Otu Isırgangiller ailesinden ve Mayıs ile Ağustos aylarında çiçek açan yıl boyunca yetişen otsu bir bitki türüdür. Emergenz adı verilen tüyleri histamin ve formik asit içermektedir. Bu nedenle cilde değdiğinde kaşıntı ve kızarıklığa neden olmakta olup ısırgan adını buradan almaktadır.
Isırgan Otu içeriğinde histamin, potasyum tuzları, formik asit ve organik asitler ile C vitamini bulunmaktadır, bunun yanında A ve D vitaminlerini de içerir.


İdrar sorunu olan kişilerin derdine devadır
Anemi tedavisinde kullanılan ilaçların yanına ek ürün olarak kullanılabilir
Şifalı otların başını çeken ısırgan otu kanser hastalığını önler ve kişilere sağlıklı yaşamın kapılarını aralar
Vücutta oluşan şişkinliği giderir ve gaz problemine iyi gelir
Kolesterol ve tansiyon problemi olan kişilerin her gün çayını tüketmesi halinde sorunu ortadan kaldırır
İçerisinde yüksek miktarda demir vitamini bulunduğu için demir eksikliği yaşayan kişilerin sorunlarını giderir
Sindirim sisteminde olumlu etkiler yaratır ve diğer pek çok organı temizler
Artrit semptomlarını hafifletir ve enfeksiyonlara karşı direnç kazandırır
Regl döneminde görülen gerginliği ve kasıklar da oluşan ağrıyı giderir
Özellikle lohusalık döneminde çayı ve yemeği sık, sık tüketilmelidir. Ciddi derece de süt yapan bu ot aynı zamanda sütün kalitesini de artırmaktadır
Cinsel iktidarsızlık çeken kişilerin sorunlarını giderir
Böbrekleri temizler ve karaciğerin yenilenmesinde fayda sağlar
Öksürük problemini olan kişilerin düzenli olarak ısırgan otu kullanması halinde sorunu giderir
Soğuk algınlığına karşı oldukça etkilidir ve bağışıklık sistemini de kuvvetlendirir
Şeker hastalığı ve romatizmal sıkıntıları olan kişilerin sürekli kullanması halinde bitkinin içerisinde bulunan etkili maddeler şifasını gösterecektir
Ergenlik sürecinde çıkan sivilceleri iyileştirir ve ödem söktürür
Bitkinlik ve kuvvetsizlik durumlarına karşı iyi gelir
Kandaki şeker düzeyini dengeleyen bu bitki aynı zamanda da kanı temizler
Kabızlık sorunu çeken kişilerin çayını hazırlayıp aç karnına içmeleri halinde sorunu ortadan kaldıracaktır
Egzama, bahar nezlesi ve alerjik durumlara karşı hem önleyicidir hem de iyileşme sürecini hızlandırır.

Isırgan otu faydaları say, say bitmeyen bir ot türüdür. Vücudu sağlamlaştırdığı için her türlü sıkıntı da kullanılabilir. Ancak ciddi derece de etken olan bu bitki daha önce hiç kullanılmamış ise ilk etapta bitkinin sizde alerjik yapmaması için önce azar, azar miktarlar da kullanmanız gerekir. İlk kullanımın ardından her hangi bir problem yaşamanıza sebebiyet vermemiş ise devamlı olacak şekilde istenilen miktarda kullanabilirsiniz. Bu bitkinin hem yemeğinden, hem çayından hem de şampuanından faydalana bilirisiniz. Isırgan otu çayını sindirim sorunu olan kişiler, yemeğini böbrek ve mesane sorunu yaşan kişiler ve şampuanını da egzama ve saç sorunu yaşayan kişiler rahatlıkla kullanabilir.

Yavşan otunu daha önce duymamış olabilirsiniz. Bu bitki miskotu ya da çıban otu olarak da bilinmektedir. Genellikle çimenlik ya da ormanlık alanlarda ve yol kenarlarında bulunan bu ot için birçok rivayet bulunur.

Bu rivayetlerden biri egzama hastalığı ile ilgili:

16. yüzyılda yakalandığı egzama hastalığı ile baş etmeye çalışan fakat bir türlü kurtulamayan bir kralın, yavşan otunu çay yaparak içtiğinde iyileştiği söylenir.

Diğer bir rivayet ise:

Eski zamanlarda, uzun yol yürüyenler ayaklarına bu otu bağladıkları içi hiç yorulmadıkları, yolda karşılaştıkları hayvanlarında onlara zarar vermedikleri söyleniyor.

Yavşan otu içerisinde bulunan flavonitler ile mide ve bağırsak rahatsızlıklarından meydana gelen şikâyetleri ortadan kaldırabilirsiniz. Aynı zamanda otun üzerinde bulunan yapraklar ile vücuttaki yaralar iyileştirebilirsiniz.



Nefes darlığını tedavi eder.
İştah açar. Sindirimi kolaylaştırır.
Gaz gidericidir. Özellikle bu özelliği sebebiyle, bebeklerde gaz giderci olarak kullanılabilmektedir.
Vücudun direncini artırır.
Kabızlığı önler.
Bağırsak parazitlerini yok eder.
Yaralara iyi gelir.
Kan basıncını düzenler.
Kanı temizler.
Tampon olarak kullanıldığında kanamaları durdurur.
Siyatik, romatizma ağrılarına iyi gelir.
İdrar söktürücü özelliğe sahiptir.
Saç bakımında etkili bir bitkidir.
Baş, omuz, kulunç ağrılarının azalmasına yardımcı olur.
Karaciğer ve midenin düzenli çalışmasını sağlar.
Hemoroid tedavisinde kullanılabilir.
Ödem atıcı özelliğe sahiptir.
Sara hastaları da kullanabilmektedir.
Nefes darlığı tedavisinde, sinirli otla birlikte kaynatılarak içildiğinde daha etkili olmaktadır.
Bağırsak ve mesane iltihaplarında, kaynatıldıktan sonra bir tatlı kaşığı bal katılıp içilmesi tavsiye edilir. Birer tatlı kaşığı sinamiki ve acı yavşan otu kaynatılıp, bir tatlı kaşığı bal katılarak içildiğinde siyatik ağrılarına iyi gelmektedir.
Maydanoz ile birlikte kaynatılıp içildiğinde kuvvetli bir idrar söktürücü olarak kullanılır.
Bağırsaklar ve boşaltım sistemi için, biberiye otu ile kaynatılıp içilir.
Mısır püskülü ile kaynatıldığında adet kanamalarını artırıcı özelliği bulunmaktadır.
Tüm tariflere isteğe bağlı olarak tatlandırmak amacıyla bir tatlı kaşığı bal ile kullanılabilmektedir.
Bağırsak kurtlarının yok edilmesinde kullanılır. Bunun için demlenen yavşan otu çayının her sabah bir bardak içilmesi gerekmektedir.
Nefes darlığı tedavisinde kullanılır. Göğüs hastalıklarına, nezle ve bronşite iyi gelir. Yavşan otu ve sinirli ot birlikte demlenerek bir çay hazırlanır ve bal il tatlandırıldıktan sonra tüketilir. Sinirli ot kanı, ciğeri ve mideyi temizleyen bir ot türüdür.
Adet söktürücü özelliği vardır. Mısır püskülü ile birlikte kaynatılarak hazırlanan yavşan otu çayı bal ile tatlandırılarak içilir.
Saç dökülmelerinin tedavisinde kullanılır. Yavşan otu kaynatılarak hazırlanan kürle saçlar yıkanır. Sık ve düzenli kullanımda saç dökülmelerini önlediği görülmektedir.
Siyatik yani halk arasında sinir romatizması olarak bilinen hastalığının tedavisinde kullanılır. Sinameki ile birlikte demlenen yavşan otu çayı bal ilave edilerek tüketilir. Bu kullanımda uzun süreli ve fazla miktarlarda kullanmaması gerekmektedir zira bağırsaklarda tembelliğe sebep olabilir.
Mesane iltihaplarının giderilmesine ve mesanedeki kumların dökülmesine yardımcı olur. Yavşan otu çayı demlendikten sonra bal ile tatlandırılarak tüketilmelidir.
İdrar söktürücü özelliği vardır, vücuttan ödem atılmasına yardımcı olur. Yavşan otu taze maydanoz ile birlikte kaynatılır ve bal ile tatlandırıldıktan sonra çay olarak tüketilir. Düzenli kullanımda ödem miktarında azalma görülür ve idrar alışkanlığı düzene girer.
Yavşan otu kanı temizler.
Sinirleri yatıştırır ve sinir sistemini düzenler.
Yaraların iyileşmesine ve kaşıntıların sona ermesine yardımcı olur. Bunun için yavşan otu ile hazırlanan banyo kürü ile banyo yapmak, mümkünse bir küvet içerisinde vücudu dinlendirmek gerekir.
Ağrı kesici özelliği vardır. Romatizmal ağrıların giderilmesinde etkilidir.

Hazmı kolaylaştırır ve mideyi rahatlatır.

Ağız ve boğaz yolundaki yaraların ( aft vb. ) iyileşmesinde oldukça etkilidir. Bu yaraların tedavisi için yavşan otunun öz suyu ile düzenli olarak gargara yapmak gerekir.
Diyabetli hastalar üzerinde yavşan otu ile yapılan bir çalışmada yavşan otunun diyabetik hastaların kan şekerini düşürmek için kullandıkları oral anti diyabetikler ile benzer bir etki yarattığı görülmüştür. Bu araştırma sonrasında yavşan otunun şeker hastalarında kan şekerini düşürdüğü söylenmiştir.

Yavşan otunun kullanım şekilleri: 

2 tatlı kaşığı yavşan otu yaklaşık 300 ml kaynar suya koyularak 10 dakika demlenir. Demlenen yavşan otu çayı süzüldükten sonra tüketilebilir.

Yavşan otu ile banyo kürü hazırlamak için 1 avuç yavşan otu 1 litre kaynar suya ilave edilir ve ağzı kapalı olarak 10 dakika demlenir. Hazırlanan bu kür küvetteki temiz suya karıştırılarak vücut içerisinde dinlendirilir. Küvet bulunmuyor ise banyo suyuna karıştırılarak vücuda dökülür.

Yavşan otu fazla miktarda kullanıldığında baş ağrısına ve sinir gerginliğine sebep olabilir.
Ayrıca, yeni doğan bebekler de sıkça görülen ve en büyük problemlerden biri olan gaz sancılarını da acı yavşan otu ile önlemek mümkün olacaktır.

Ancak, bebeklerde kullanırken, bir bardak kaynar suyun içine bir çay kaşığı acı yavşan otu ve bir çay kaşığı çiçek tozu koyarak dinlendirmek gerekir. Hazırlanan karışım soğuduktan sonra, bebeğinize birkaç tatlı kaşığı vermeniz yeterli olacaktır. Bu tarife 2-3 gün devam ettikten sonra bebeğiniz daha rahat gaz çıkarabilecek ve kabızlığı giderilmiş olacaktır.

Zerdeçal, zencefilgiller familyasına ait otsu bir bitkidir ve Hindistan’da yetişmektedir. Yetiştiği diğer yerler ise Asya ve Afrika’dır. Sıcak, acı tatlı lezzeti ve altın rengiyle bilinen zerdeçal; köri tozu olarak yemeklere lezzet katmakta, peynir ve hardal yapımında kullanılmaktadır.

Ayrıca kumaş boyama sektöründe de zerdeçal bitkisinden faydalanılmaktadır.

Geleneksel olarak zerdeçal bitkisi; Çin ve Ayurvedik tıbbında sindirim ve karaciğer fonksiyonlarını destekleme, artrit ağrılarını dindirme ve menstruasyon düzenleme amacıyla kullanılmıştır. Tarihsel olarak zerdeçal bitkisi; egzama ve yaraların iyileşmesi için doğrudan cilde uygulanarak kullanılmıştır. Günümüzde ise zerdeçal; mide ekşimesi, mide ülseri, safra taşı, iltihaplanma ve kanseri tedavi etmek için kullanılmaktadır.

Zerdeçal çayının sağlığa faydaları

Zerdeçal bitkisinden yapılan zerdeçal çayı birden fazla sağlık yararlarına sahip olmasıyla ünlüdür. Özellikle intihap ve ağrı problemlerine iyi gelmekte olan zerdeçal çayı; östeoartrit, romatoid artrit, ülseratif kolit gibi sağlık sorunlarını tedavi etmeye yardımcı olmaktadır. Ayrıca kanser, çoklu skleroz, Alzheimer ve yüksek kolesterol rahatsızlığı bulunan hastalar içinde etkili olabilmektedir.

Zerdeçal çayı kan pıhtılaşmasını engellemeye yardımcı olmakta; yaralar ve akne gibi çeşitli cilt koşullarının neden olduğu ağrılı iltihabı azaltmaktadır. Aslında araştırma ilerledikçe zerdeçalın daha fazla yararları tespit edilmektedir.

Güçlü bir antioksidandır: Yapılan klinik çalışmalar zerdeçal bitkisinin içindeki kurkumin baharatının mükemmel bir antioksidan olarak çalıştığını ortaya çıkarmıştır; böylece serbest radikallere karşı savaşmakta ve hücre zarlarının hasar görmesini engellemekte hatta mutasyon geçirmiş malign hücrelerini öldürmeye dahi yardımcı olmaktadır. Aslında, 2009 yılında İrlanda’da yapılan bir çalışmada zerdeçal baharatının yirmi saat içinde özofagus kanser hücrelerini öldürmeyi başardığı kanıtlanmıştır. Böylece, düzenli olarak zerdeçal çayı tüketimi vücuttaki serbest radikalleri etkisizleştirmeyi başarmakta ve sağlıklı bir hayat için size yol açmaktadır.

Anti-inflamatuar özelliklere sahiptir: Zerdeçal bitkisindeki kurkumin baharatı zerdeçala anti-inflamatuar özellikleri vermektedir; böylece ödemin yanı sıra eklem ağrıları da rahatlatmaya yardımcı olmaktadır. Japonya’da yapılan bir çalışma kurkumin romatoid artrit (eklem iltihabı) için tetikleyici bir rol oynadığını böylece sitokin etkisini azalttığını ortaya koymuştur. Hazırlanan bir bardak zerdeçal çayı, herhangi bir eklem rahatsızlığı yaşayan kişiye yardımcı olabilmekte ayrıca diz ağrılarının yanı sıra baş ağrılarının da hafiflemesini sağlamaktadır.

İltihaplanmayı tedavi eder: Zerdeçalın sahip olduğu bileşenler vücuttaki iltihapla savaşmaktadır. UMMC raporlarına göre, zerdeçal bitkisi insanlar için hafifletme süresini uzatabilir böylece ülseratif kolit ve Crohn hastalığı gibi iltihaplı bağırsak hastalıklarını tedavi edebilmektedir. Zerdeçalın anti-enflamatuar özellikleri aynı zamanda zerdeçalı artrit için yararlı bir tedavi seçeneği haline getirmektedir.

Kan dolaşımını artırır: Zerdeçalın kan akışını uyarıcı ve rahim kasılmasını uyarıcı olarak iki temel kullanım şekli vardır. Bu özellikler anemi ile başa çıkmak için kullanılmakta, böylece menstrüel kramp belirtilerinin yaşandığı dismenore, amenore rahim kistleri gibi bir dizi jinekolojik hastalıkların tedavisine yardımcı olmaktadır.

Detoksifikasyon özelliğine sahiptir: Zerdeçal çayının sağlık avantajlarından biri vücudun için detoksifikasyon olarak çalışıyor olmasıdır. Ana sağlık sorunlarının başlıca sebepleri toksinlerin vücutta barınmasından kaynaklanmaktadır. Zerdeçal vücuttaki istenmeyen toksinleri hedef almakta ve onları dışarı atmak için vücut sistemine yardımcı olmaktadır. Düzenli olarak zerdeçal çay tüketmek vücut sistemini temizlemekte diğer yandan detoksifikasyon aynı zamanda cilde içten bir canlılık getirmek için yardımcı olmaktadır.

Zihin sağlığını korumaktadır: Yapılan çalışmalar zerdeçalda bulunan aromatik turmeron olarak bilinen bir bileşiğin beyindeki kök hücrelerin onarımına yardımcı olduğunu ortaya konmuştur. Bu durum Alzheimer nedeniyle beyinde oluşan hasarın onarımına yardımcı olmak için oldukça etkili olabilmektedir; aynı zamanda gelecekte oluşma potansiyeline sahip olan rahatsızlıklar için de önlem amacıyla kullanılabilmektedir.

Kas ağrılarına iyi gelir: Anti-inflamatuar özellikleri nedeniyle kurkumin kas ağrılarını hafifletmektedir. Zerdeçal çayı, ağrıyı azaltmak için günde 2 kez tüketilebilir; diğer yandan herhangi bir kas çekme ağrısı veya yaralanma ile alakalı şişlikler için de faydalı olabilmektedir.
Kalp rahatsızlıkları riskini azaltır: Zerdeçal iltihaplanma ile ilgili kalp hastalıklarına neden NF-KB’nin engellenmesine yardımcı olmaktadır. Düzenli zerdeçal çayı tüketimi molekül birikimini azaltmakta ve aynı zamanda endotel sistemini (kan damarının iç zarı) desteklemekte böylece kalbin fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olmayı sağlamaktadır.

Soğuk algınlık, grip ve öksürüğün rahatsız edici belirtilerini hafifletir: Zerdeçal anti inflamatuar ve antioksidan açısından oldukça güçlüdür bu nedenle öksürük, soğuk algınlık ve gribin rahatsız edici belirtilerini rahatlatmaya yardımcı olmaktadır. Ayrıca sıcak zerdeçal çayını yudumlanırken burun pasajını temizlemekte ve tıkanıklık azaltmaktadır.

Sindirime yardımcı olur: Zerdeçal çayı genellikle sindirimi desteklemek için tüketilmektedir.  Bitkisel takviye ürünlerini denetleme görevini üstlenen Alman E Komisyon Kurumu, sindirim rahatsızlığı için zerdeçal çayının kullanılmasını onaylamıştır.

Karaciğeri temizler: Sağlıklı bir karaciğere sahip olanın yolu detoksifikasyondan geçmektedir. Zerdeçal çayı da zaten mükemmel bir detoks bitkisi olduğu için karaciğerin temizlenmesi için bilinen en iyi yollardan biridir. Zerdeçalın sahip olduğu maddeler safra üretmek için safra kesesini uyarmakta böylece karaciğerdeki toksinlerin atılmasını da sağlamaktadır.

Diyabete yardımcı olur: Zerdeçal çayı vücutta anti-diyabetik ve diyabet antioksidan görevi görmektedir; özellikle tip 1 diyabet için metabolizma fonksiyonlarını geliştirmekte aynı zamanda tip 2 diyabet hastalarının arterlerinde plak birikimi riskini azaltmaktadır.

Kolesterolü düşürmeye destek olur: Zerdeçal bitkisinin yemeklere kazandırdığı güzel sarı rengi için kullanılmasının ötesinde, kolesterol düşürmek için baharatından çayı demlenerek yararlanılmaktadır. Yapılan çalışmalarda sahip olduğu kurkumin baharatının kötü kolesterolü azaltmakta oldukça etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Sinirleri sakinleştirir: Hafif depresyon, mevsimsel duygu geçişi bozuklukları, menstrüasyon ya da menopoz ile ilişkili oluşan ruh sağlığı bozuklukları, stres ve kaygı problemlerinden muzdarip olan kişiler için günlük beslenme programlarına zerdeçal çayını eklemeleri belirgin bir iyileşme gözlemlenmesini sağlayacaktır.

Cilt sağlığını destekler: Zerdeçal çayı tedavinin iyileşme sürecini hızlandırmaktadır. Akne lekeleri, siyah nokta ve yaşlılık lekelerinin iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Kurkuminin sahip olduğu antioksidan nitelikler kuru cilt sıkıntısı çeken kişilere yumuşak ve elastik bir fayda sağlayacağı için tavsiye edilmektedir. Bu özellik ciltteki ince çizgilerin ve kırışıklıkların önlenmesini de sağlamaktadır. Bu nedenle zerdeçalı yemeklerde kullanmanın dışında çayını da yaparak diyet programına eklemek oldukça faydalı olacaktır.

Zerdeçal çayı

Malzemeler
Rendelenmiş zencefil
2 çay kaşığı bal
1 bardak hindistan cevizi sütü
1 tutam toz kırmızı biber
Yarım çay kaşığı zerdeçal

Yapmanız gerekenler
Tencerede hindistan cevizi sütünü ısıtın.
Diğer malzemeleri bir kasede karıştırın. Isınan sütün birazını kaseye dökün ve pürüzsüz bir hale gelene kadar karıştırın.
Kasenin kalanını tencereye boşaltın. Bardağa dökün ve keyifle için!

Zerdeçal şekerleri

Malzemeler
3 yemek kaşığı bal
1 yemek kaşığı toz zerdeçal
2 bardak su
2 yemek kaşığı hindistan cevizi yağı
4 yemek kaşığı sade jelatin 

Yapmanız gerekenler
Tencere içerisine suyu, zerdeçalı, balı ve hindistancevizi yağını ekleyin. 
Orta ateşte 5 dakika kadar karıştırın.Tadına bakarak şeker ilave edin. Tencereyi ocaktan alın ve üstüne jelatini dökün ve 1 dakika boyunca sertçe karıştırın. Jelatinin tamamen eridiğinden emin olun.
Bir kaba dökün ve 2 saat buzdolabında beklettikten sonra bıçakla küçük parçalara kesin.

Hava almayacak bir kapta buzdolabında 1 hafta saklayabilirsiniz.

Baharatların kralı olarak bilinen muskatın sağlığa faydaları saymakla bitmiyor. Cilt sağlığını destekleyen, ağrıları azaltan ve vücutta detoks etkisi yaratan bu baharatın nasıl kullanılması gerektiğini, Diyetisyen Oyan Neva Demirkol anlattı. Her ne kadar görüntüsü sebebiyle Hindistan cevizine benzetilse de muskat, Hindistan cevizinden çok farklı özellikler taşıyan bir yiyecek. Üstelik vücudunuzu yenileyecek birbirinden sağlıklı özelliklere sahip. Baharat olarak sofraları tatlandıran bu harika besin hazımsızlığın yatıştırılmasına, ağrıların azaltılmasına, vücuttan toksinlerin atılmasına, cilt sağlığının güçlendirilmesine, uykusuzluğun (insomnia) azaltılmasına, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine, lösemi hastalığının önlenmesine ve kan dolaşımının hızlanmasına yardımcı oluyor. Muskatın içerisindeki mentole benzer bir bileşen, onun doğal ağrı kesici özelliklere sahip olmasını sağlıyor. Ayrıca içerdiği lifle beraber peristaltik hareketi teşvik eden ve sindirim işlemini uyaran bu benzersiz besini kronik kabızlık çekenler rahatlıkla kullanabilirler. Mide ve bağırsak salgılarını da uyaran muskat sindirimi kolaylaştırarak, çektiğiniz sıkıntılara çare oluyor. Muskatın içerisinde bulunan iki bileşen var ki, bu bileşenlerin beyin sağlığı üzerindeki etkileri oldukça fazla. Yapılan çalışmalarda adları, miristisin ve macelignan olan bu uçucu yağların sinir yollarını onardığı ve yaygın demans veya Alzheimer hastalığına sahip kişileri etkileyen bilişsel işlev bozulmalarını azalttığı kanıtlanmıştır. Araştırmalara göre bu yağların zihinsel hastalıkların etkilerini azaltıyor ve kişilerin zihinsel fonksiyonlarının sağlıklı bir düzeye çıkarılmasına yardımcı oluyor. 

Vücutta detoks etkisi yaratıyor. 

Bu minicik cevizin içindeki bütün sihirler bununla sınırlı değil! Vücudunuz için birçok yönden tonik görevi gören bu harika besin genel sağlığınızı sürdürmenize katkıda bulunuyor. Vücudunuzda biriktirdiğiniz toksinlerin dışarı atılmasına yardımcı olan muskat, beslenme yoluyla veya çevresel etkenlerle vücudunuza aldığınız bu zararlı maddeleri temizleyerek bünyenizde adeta bir detoks etkisi yaratıyor. Ayrıca bu benzersiz besin böbrek taşlarının atılmasına, böbrek ve karaciğer verimliliğin ise arttırılmasına yardımcı oluyor. 

Baharatların kralı muskat! 

Geleneksel tıp uygulamalarında muskat, baharatların kralı olarak bilinirdi. İçerisindeki aktif anti-bakteriyel bileşenlere sahip bu sihirli cevizin, bakterileri öldürdüğü, diş eti sağlığını ve bağışıklığını güçlendirdiği, halitosis (ağız kokusu) ile savaştığı düşünülürse, ünvanını başından sonuna kadar hak ettiği bir gerçek. Ağız ve diş sağlığı için tam bir savaşçı olan bu harika cevizin adına organik veya bitkisel diş macunlarında veya ağız çalkalama sularında rastlayabilirsiniz. Muskatın yüksek magnezyum içeriği, sinirlerin yatıştırılmasında ve bir diğer adı mutluluk hormonu olan serotinin salınımın uyarılmasında oldukça etkili. Onun bu özelliği, eski zamanlardan beri doğal uyku ilacı olarak kullanılmasını sağlamıştır. Az miktarda muskat tüketimi, kronik uykusuzluk veya aşırı strese bağlı uykusuzluk gibi problemlerin çözümüne yardımcı olabilir. 

Muskatı kullanırken dikkat! 

Çünkü bu değerli ceviz, fazla miktarlarda alındığında uyuşturucu etkiye sahip olmakla beraber, halüsinasyonlara, kalp ritminin bozulmasına, baş dönmesine, mide bulantısına ve panik duygusunun oluşmasına neden olabilir. Bu değerli cevizin az bilinen bir diğer özelliği de kanserli hücrelere karşı tam bir savaşçı görevi görmesi. Araştırmalara göre muskat, çoğunlukla çocuklarda görülen lösemi kanserinde, kanserli hücrelerin kendilerini imha etmelerini sağlıyor ve bu hücrelerin vücudun farklı bölümlerine sıçramasını engelleyerek metastazı durduruyor. Muskatın zengin içeriği organ fonksiyonlarınızın sağlığını da koruyor. İçeriğindeki vazodilatör olan potasyum sayesinde kan damarlarının rahatlamasını sağlarken, kan basıncınızın ve kardiyovasküler sisteminizin üzerindeki gerginliğin düşürülmesine de yardımcı oluyor. 

Sindirimi kolaylaştırıyor ama iştahı da açıyor 

Diyet yapanlar muskat kullanırken dikkatli olmalı; çünkü sindirimi kolaylaştıran bu sihirli cevizin bir de iştah açıcı etkisi var. İştahını açmak isteyenler muskatı belirli miktarlarda kullanabilirler ancak belirli bir diyet programına devam edenlerin veya kilo vermek isteyenlerin bu besini kullanırken dikkatli olması gerekmektedir. Bu güçlü baharatı tatlılarınızdan, yemeklerinize veya sıcak içeceklerinize kadar hemen hemen her tarifte keyifle kullanabilirsiniz. Sağlıklı, yetişkin bir birey yan etkilerin görülmemesi için günlük ¼ çay kaşığı toz veya rendelenmiş muskat tüketiminin üzerine çıkmamalıdır. Baharat olarak kullanılan bu ceviz iştahı iyi yönde etkilediği için diyet programı uygulayanlar tüketiminde dikkatli olmalı ve kullanmadan önce mutlaka diyetisyenlerine danışmalıdır. Kimler muskat tüketmemeli? Muskat tüketimi vücudu doğuma hazırlayan kimyasal olarak bilinen prostaglandin üretiminin azalmasına neden olduğundan ve düşüklere, doğum anomalilere sebep olabileceğinden hamileler kesinlikle bu baharatı kullanmamalıdır. Bu baharatın yüksek dozda kullanımında aşırı yan etkileri olabileceğinden 2 yaşından küçük bebeklerin ve emziren kadınların muskatı kesinlikle kullanmamasını öneririm. Kronik bir hastalığa sahip olan, düzenli olarak ilaç kullanan veya herhangi bir tedaviye devam eden kişilerin muskatı tüketmeden önce mutlaka doktorlarına danışmaları gerekmektedir.

Kaynak : Hürriyet

Kabak çekirdeği yağı, bağırsak solucanlarını düşürücü etkisi bulunan, kolesterolü düzenleyen ve menopoz döneminde de fayda sağlayan bir yağdır. Erkeklerde de düzenli kullanım halinde saç dökülmesini azaltır. Omega 6 yağı içermesi sayesinde kemik sağlığını koruması da kabak çekirdeği yağı faydaları arasındadır.


1- Prostat sağlığını korur. Prostat büyümesini küçültür. Erkeklerin prostat kanserine yakalanma riskini azaltır.
2- Uykusuzluktan mı yakınıyorsunuz? Uykusuzluk, geceleri herkes uyurken uyuyamamak oldukça rahatsız edici bir durumdur. Kabak çekirdeği yağı serotonin salgılanmasına destek olarak uykusuzluğa yarar sağlar.
3- İçeriğindeki çinko sayesinde hormonları dengeleyerek erkeklerdeki saç dökülmesini azaltır. 4- Yapılan bir araştırmaya göre 24 hafta kabak çekirdeği yağı kullanan kişilerde saç dökülmesinin yüzde 40 azaldığı ortaya çıkmıştır.
5- Kalp sağlığını korur ve kalp krizi geçirme riskini azaltır.
6- Diyabete karşı koruma sağlaması da kabak çekirdeği yağının faydaları arasındadır. Kan şekerini dengeleyerek şeker hastalığına karşı koruma sağlar.
7- 2014 yılında Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, boşaltım sistemine de yararlı bir yağdır. Boşaltım sistemini koruyarak özellikle idrarla ilgili rahatsızlıklara iyi gelir. İdrar yolu enfeksiyonu olan sistit rahatsızlığına da fayda sağlar.
8- Özellikle sabah ortaya çıkan mide bulantısı ve kusmaları önler.
9- Böbrekler için de yararlıdır. Vücutta böbrek taşı oluşumunu önleyen bileşiklerin seviyelerini arttırarak böbrek taşı oluşumunu engellemeye yardım eder.
10- Kolesterolü düşürücü etkisi vardır.
11- Depresyona ve strese iyi gelir. Ruhsal duruma da yarar sağlayan bir yağdır. Depresyona iyi gelmesi kabak çekirdeği yağı faydalarından biridir.
12- İçeriğindeki A ve E vitaminleri ile antioksidanlar sayesinde cilt bakımı da sağlar.
13- Kırmızı kan hücrelerinin oluşumuna yardım eder.
14- İçeriğindeki K vitamini sayesinde kemikleri güçlendirir. Özellikle yaşlı kişiler için faydalıdır.

BAĞIRSAKLAR SOLUCANLARINA KARŞI ETKİLİ!

Bağırsak solucanları sebebiyle kilo alamama gibi sonuçlar ortaya çıkar. Kabak çekirdeği yağı özellikle boşaltım sistemine etki ederek fayda sağlar. Boşaltım sistemine fayda sağlamasının yanı sıra, bağırsaklardaki tenya yada solucanların dışarı atılmasını sağlar. Bağırsak solucanlarını düşürmesi kabak çekirdeği yağı faydaları arasındadır.

MENOPOZ DÖNEMİNDE KULLANILABİLİR!

Menopoz dönemindeki kadınlarda ruhsal ve hormonsal olarak bazı değişiklikler ortaya çıkar. Menopoz evresinde bu dönemdeki etkileri azaltır. Sıcak basması, terleme, baş ağrısı ve eklem ağrısı gibi semptomları hafifletir. Aynı zamanda bu dönemde kan basıncının yükselmesini engeller. Kan basıncını düşürücü etki yapar.

OMEGA 6 YAĞI İÇERİR!

Beyinsel ve zihinsel sağlık herkes için çok önemlidir. Hafızayı güçlendirmesi kabak çekirdeği yağı faydaları arasındadır. Omega 6 yağı, linoleik asit içerir. Linoleik asit ve omega 6 yağı normal büyüme ve gelişme için önemlidir. Ayrıca beyin fonksiyonlarının gelişmesine de katkı sağlar. Metabolizmayı düzenler, kemik sağlığını ve üreme sistemini korur.

KABAK ÇEKİRDEĞİ YAĞI NASIL KULLANILIR?

Zeytinyağı gibi salatalara eklenerek kullanılabilir.
Kabak çekirdeği yağı ile cilde masaj yapılabilir. Masaj yoluyla uygulandığında cildi yumuşatır, yaşlanmayı geciktirir.
Günde 1 tatlı kaşığı içilebilir yada salatalara ilave edilebilir. Tek olarak içilmek istemezseniz, bir çay bardağı ılık suyun içine 1 tatlı kaşığı kabak çekirdeği yağı karıştırıp içebilirsiniz.

KABAK ÇEKİRDEĞİ YAĞININ YAN ETKİLERİ NELERDİR?

Kan basıncını düşürür, bunun sonucunda da tansiyonu düşürür. Bunun sonucunda tansiyon düşürücü ilaç kullanan kişilerin mutlaka doktorlarına danışarak bu yağı kullanmaları gerekmektedir. Ayrıca hamilelik ve emzirme döneminde mutlaka doktora danışarak kullanılmalıdır.


KAYNAKLAR:
Draxe : pumpkin-seed-oil Pumpkinseed : oilhealthbenefits Healthline : health/pumpkin-seed-oil Livestrong : pumpkin-seed-oil-benefits

Hurma deyince herkesin aklına genel olarak bilinen kahverengi, küçük, uzun, ramazan ayında bolca tükettiğimiz hurma gelir. Fakat bizim bahsettiğimiz bu hurma değildir. Diğer adıyla Japon hurması, Japon elması, Çin eriği, Doğu hurması aslında bizim bahsettiğimiz Cennet hurmasıdır. Yöre yöre, il il çok çeşitli isimlerle adlandırılır. İşte yazımızda bu çok bilinmeyen şifalı meyveyi, Cennet hurması meyvesini tanıtacağız. Cennet hurması faydaları nelerdir, nerelerde yetişir, şifaları nelerdir, bu konuları ele alacağız.

CENNET HURMASI NEDİR?

Latincesi Diospyros kaki olan bu şifalı meyve turuncu renkte ve yaklaşık elma büyüklüğündedir. Temmuz ağustos aylarında çiçek açar ve tohumları kasım ayında olgunlaşır. Ana vatanı bir çok meyve gibi Çin’dir. Fakat daha sonra Japonya’ya getirildiği için Japon hurması adı verilmiştir. Ağaçta yetişir. Ağaç kazık köklüdür, ortalama 5-6 metreye kadar boylanır. Yaprakları ilkbaharda yeşil sonbaharda ise kırmızı, sarı, turuncu gibi renklere dönüşür. Bu yüzden ağaç, süs bitkisi olarak da peyzaj alanında kullanılır. Turuncu olan meyve çok tatlıdır. Meyvenin içinde kahverengi noktacıklar bulunur. İçi yumuşak olan meyve oldukça güzel bir tada sahiptir. Genellikle tropik ve subtropik iklimlerde yetişir. Serin iklimlerde istenildiği gibi yetişemez. Meyvesi çiğ veya pişmiş olarak tüketilebilir. Avrupa’da da üretimi yayılmıştır. Ülkemizin de bazı bölgelerinde yetiştirilmektedir. B1, B2, B3 ve C gibi çeşitli vitaminler ve askorbik asit içermektedir.

Yeni olgunlaşmış (yumuşak olmayanlar) Cennet hurması ağızda mayhoş ve ekşi bir tat bırakabilir. Bu yüzden hava sıcaklığından balkonda veya evde yerde bekleterek olgunlaşmasını beklediğinizde çok güzel bir meyve ile karşılaşabilirsiniz. Yeni olgunlaşmış olanlarını yemenizi pek tavsiye etmiyoruz. Eğer önceden hiç yemediyseniz yumuşak olanları alıp yemelisiniz.

CENNET HURMASI FAYDALARI

Cennet Hurmasının Faydaları Hamur işleri, dondurmalar ve tatlılarda kullanılan meyve çiğ olarak da tüketilir. Ayrıca hamur işleri ve salatalarda da kullanılır. Reçel, marmelat, şurup, şerbet ve alkollü içeceklerin yapımında da kullanılan Cennet hurması faydaları nelerdir? İdrar söktürücüdür. Kış aylarında ise balgam söktürücü olarak kullanılabilir. Öksürük, grip, nezle, soğuk algınlığına karşı şifa verir. Herkesin çokça yakındığı ülser ve gastrit gibi mide rahatsızlıklarına şifa sağlar. Mide hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Mide bulantısı ve kusmaya karşı da kullanılabilir. Cennet ağacı gövde kabuğu kanamayı durdurucu etki yapar.

Ayrıca bu şifalı meyve, çok çeşitli vitaminler ile vücudun vitamin ihtiyacını karşılar. İçerdiği vitaminler sayesinde hastalıkların önlenmesine yardım eder. Ateş düşürmeye yardım eder. Yüksek ateşten korunmak için tüketilebilir.

Meyve kabızlık tedavisinde kullanılır. Bu meyveyi tüketen kişiler kabızlık rahatsızlığından kurtulur. Ayrıca basur yani hemoroid sorunu olanlar da mutlaka tüketmelidir. Olgun kurutulmuş meyveler bronşit hastalığına şifa verir. Olgunlaşmamış olanlarının meyve suyu ise hipertansiyona iyi gelir. Hıçkırık tedavisinde de kullanılması da Cennet hurması faydaları arasındadır. Cilt sıkılaştırıcı özelliklerinden dolayı yüz maskesi yaparken de kullanılan bir meyvedir. Karaciğer ve safra kesesi gibi organlara fayda sağlar.

1-Antioksidant kaynağı: Sağlık için yaralı olan değerli antioksidanları içerir. Taze meyvesi, likopen, lutein, zea-ksantin, kripto-ksantin, beta-karoten ve A vitamini gibi diğer antioksidanları da içerir. Aynı zamanda bu bileşikler, çeşitli hastalık süreçlerinde rol oynayan, vücudun savunma sistemini bozan metaboliklere karşı, vücudumuzu koruyucu etki gösterir.

2-Göz sağlığına bire bir: İçeriğindeki antioksidanlar, özellikle yaşlılarda göz sağlığı için oldukça önemlidir.

3-C vitamini kaynağı: Önemli bir c vitamini kaynağıdır. Kuvvetli bir antioksidan olan C vitamini, enfeksiyonlara karşı vücut direncini artırır.. Günlük C vitamini gereksiniminin %12,52uğunu 100 gr Trabzon hurması ile karşılayabiliyoruz.

4-Bakır deposu: Potasyum, mangan, bakır ve fosfordan oldukça zengin olan cennet hurmasının 100 gr’ı, günlük mangan içeriğinin %15’ini, günlük bakır içeriğinin ise %12’sini kapsar. Bakır içeriği, bağışıklık sistemi desteklediğinden, savunma sistemini kuvvetlendiren enzim yapısına katılır. Yani, vücudu savunan mekanizmaların çalışmasına yardımcı olur. Bakır da en az mangan kadar bağışıklık sistemi desteklemesinin yanında, kırmızı kan hücrelerinin de yapımını sağlar.

5-Mide bağırsak sorunlarına son: Lif içeriğinin yüksek olması, mide-bağırsak sisteminin çalışmasını sağlayarak, kabızlığı önleyecektir. Mide barsakta oluşabilecek irritabl barsak sendromunu engeller.


6-Kalp sağlığına kalkan: Yüksek lif hipertansiyonu önlerken, kalp sağlığını da korumaktadır. Bağışıklığı kuvvetlendirerek, hastalıklara karşı koruyucu etki sağlar. Karbonhidrat içeriğinin yüksek olmasından dolayı, şeker hastalığı olan bireylerin 1 orta boy cennet hurmasının yarısının bir ara öğünde tüketmelidirler. Yüksek karbonhidrat içeriğine bağlı fazla tüketildiğinde kan şekerini yükseltir. Diyabetli bireyleri dikkatli olması gerekmektedir.

POSA NEDİR ?

Posalı besinler hem tok hissetmenizi sağlayarak formunuzu korur, hem dışkılanma sayısını arttırarak kabızlığa iyi gelir, hem kolon kanserini kontrol altında tutar, hem de kolesterolü engeller. İşte posalı gıdaların önemi, faydaları ve onu hangi besinlerden karşılayabileceğimiz.

HAYATIMIZDAKİ ÖNEMİ NELERDİR ?

Besinlerle alınan posa sindirim sistemi tarafından sindirilemeyerek kolona yani kalın bağırsağa ulaşır. Yetişkin bir insan bağırsağında yaklaşık olarak ağırlığı 1 buçuk kiloyu bulan 100 trilyon kadar bakteri bulunur. Bu bakteri miktarı insan vücudunun en küçük birimi olan hücre sayısının 10 katıdır. Yeterli miktarda posa tükettiğimiz takdirde kalın bağırsağımızda bulunan bu bakterilerden sizin için yararlı olanların sayısını arttırmak mümkün…
 

Kalın bağırsağa gelen posa orada bulunan yararlı bakteriler tarafından fermente edilir ve neticesinde kısa zincirli yağ asitleri, karbondioksit, hidrojen ve metan üretilir. Oluşan bu kısa zincirli yağ asitlerinin kolon mukozasının sağlığını olumlu yönde etkilediği biliniyor. Bağırsaklarda koruyucu bir zırh oluşturan bu yararlı bakterilerin sayısını ve aktivitelerini, diyet posasını yeterli tüketerek arttırmak mümkündür. Yüksek oranda basit şeker tüketimi bağırsaklarda zararlı patojen bakterilerin artmasına neden olduğu bildirilmiştir.

POSALI GIDALAR KOLLESTEROLÜ İYİ ETKİLİYOR…

Posa içeriği yüksek gıdaları sık tüketen toplumlarda serum kolesterol düzeylerinin ve kalp hastalıklarından ölümlerin düşük olduğunu biliyoruz. Çözünebilir posa içeren yulaf, arpa ve pirinç kabuğu, karaciğerde kolesterol sentezini azaltarak kötü huylu (LDL) kolesterol düzeyinin düşmesini sağlarken iyi huylu (HDL) kolesterol seviyesinde herhangi bir düşüklüğe neden olmadığı için serum kolesterol kompozisyonunda oldukça önemli etki gösterdiği bilinmektedir.

POSALI GIDALAR İLE FORMUNUZU KORUYUN

Günlük beslenmemizde tükettiğimiz basit şekerler bize yüksek oranda kalori sağlarken kan şekerinizde dalgalanmalara yol açarak çabuk acıkmanıza neden olur. Posasının su çekme yeteneği olduğundan mide içerisinde şişerek hacim yaratır ve siz midenizde fazladan hacim yaratmış birşey olduğu için kendinizi daha tok hissedersiniz. Ayrıca posa mideyi geç terk ettiği için bu tokluk hissiniz uzun süre devam eder. Bu iki olumlu etkisinin yanında kalori içermediği için formunuzu korumak adına, posa birebirdir.
Eğer sık sık acıkıyorsanız, şeker tüketiminizi azaltıp posa tüketiminizi arttırma vakti gelmiş demektir.

Çay ağacı yağının faydaları saymakla bitmiyor...

Avustralya’da, Avrupa’da ve A.B.D.’n de yaygınlıkla kullanılan, mantarları ve virüsleri öldürebilme gücüne sahip bitkisel bir yağ olan çay ağacı yağının adını son günlerde birçok yerde duyuyoruz. Bu mucizevi yağ hakkında olumsuz hemen hiçbir bilgiye rastlanmıyor. Acil yardım paketi gibi bir yağ denilebilir.

Avustralya’da yetişen çay ağacı iki metreyi bulan, yassı yapraklı bir ağaçtır. Avustralya yerlerinin yüzyıllardır kullandığı bu ağacın yapraklarından elde edilen yağ, birçok hastalığın tedavisinde kullanılmıştır. Çay ağacı denilmesinin nedeni iste Kaptan Cook’a dayanıyor. Yeni İzlanda’nın keşfi sırasında ağacın yapraklarını çay olarak kaynatan tayfa, daha sonra bu çayın temizleyici ve iyileştirici etkisini keşfeder ve Melaleuca Alternifolia isimli ağacın adı Çay Ağacı olur…


Maoriler, denizcilerin yaralarını, kanayan dişlerini, karın ve bağırsak rahatsızlıklarını ve agresifliklerini çay ağacından yapılan bandaj ve çaylarla tedavi ediyorlardı. İkinci dünya savaşında ise; askerlere dezenfektan olarak dağıtılan çay ağacı yağı antiseptik özelliklerinden dolayı hala bilinen en saf temizleyicilerden biri… Günlük hayatınızda kullanabileceğiniz zahmetsiz, doğal iyileşici olan çay ağacı yağının faydaları:

Çay ağacı yağının Cilt bakımında kullanımı

Sivilceli bölgeye sabah akşam sürdüğünüzde hızlı bir şekilde o bölgeyi temizleyecektir. Günlük cilt bakımında kullanabileceğiniz çay ağacı yağını suyla seyredilmiş bir şekilde tonik olarak da kullanabilirsiniz. Cildinizi hem ferahlatacak hem de temizleyecektir. İz, akne, siyah nokta gibi problemlere düzenli kullanıldığında etkileri biliniyor.

Herpes: Dudaklarda ya da genital organ kenarlarında virüse bağlı olarak çıkan herpes (uçuk) tedavisinde oldukça etkilidir. Sabah akşam temizlenmiş bölgeye boca etmeden ince bir tabaka halinde süreceğiniz çay ağacı yağı antiseptik özelliği sayesinde virüslü bölgeyi temizleyecek ve iyileşmesini sağlayacaktır. 

Çıban: Burada dikkat edilecek olan, çıban daha olgunlaşmadan, yağın sürülmesidir. Çıban çıkacak bölge temizlendikten sonra sürülmelidir.

Çay ağacı yağının böcek ve sinek sokmalarında kullanımı

Bir damla yağ böceğin soktuğu yere dökülür ve burası hafifçe ovulur. Antiseptik özelliği ile sokma nedeniyle oluşan bakterileri yok edecek ve bölgenin iyileşmesini sağlayacaktır.

Ayak mantarları: Ayaklar iyice yıkanıp, kurulandıktan sonra, mantara yakalanan yere çay ağacı yağı sürülür ve bir süre yere basmadan beklenir. Ayaklarınızı dinlendirdiğiniz suyun içine de damlatabilir mantar ya da diğer olası enfeksiyonlardan korumuş olursunuz....

Banyo suyuna: Mentole benzer kokusu ile hem broşlarınızı açacaktır hem de vücudunuzdaki organizmalara karşı antiseptik bir duvar örecektir.

Çay ağacı yağı başka nelere iyi gelir? 

Dolama ve tırnak batmaları: Tırnak batması sonucu tırnağın kenarında iltihap meydana gelir. Bu bölgeye yapılacak cerrahi müdahale ile yani batan tırnağı, ya tam ya da kısmen çıkarmaktır. Bu gibi rahatsızlıklarda da çay ağacı yağı kullanılabilir.  Şöyle ki: Temizlenmiş ayağı kuruladıktan sonra tırnağın battığı yerin üstüne bir damla bu yağdan dökülür ve kuruması beklenir. Daha sonra batık olan kısım plaster ya da tırnak itici ile deri kısımla arasına mesafe konur. Çay ağacı yağını bu bölgeye döktükten sonra iltihap kurumaya başlar.. Böylece cerrahi müdahaleye de gerek kalmaz. İltihap kuruyana kadar tekrar edilmesi tavsiye edilir.

Ağızdaki iltihaplar: Diş eti sorunları, takma dişlerin temizliği, gargara için harika bir antiseptiktir. Suyla seyreltilmiş çay ağacı yağını diş temizliğinizde rahatça kullanabilirsiniz.

Siğil tedavisinde: Elde ya da ayakta çıkan siğillerin üzerine sürülerek siğiller kurumasına yardımcıdır.

Deodorant olarak kullanımı: Mentollü kokusu ile rahatlatıp hoş bir koku verirken bakterilere karşı savaşır.


Kaynak:Haber7

Pul biber genelde sıcakta kurutularak yapılır. Kırmızı pul biber de yongalar da tohumlarını yüksek oranda içerir, çan gibi farklı türleri, vb kuru pul biber kombinasyonu olabilir. Genelde pul biber tat ve lezzeti artırmak üzere çeşitli gıdalar ile bir çeşni olarak kullanılır.

Eğer yemeğinizin daha lezzetli olmasının yanında kilo vermeyi kolaylaştırma ve ağrıyı azaltma gibi harika sağlıklı etkiler görmek istiyorsanız yemeklerinize pul biber eklemeyi denemelisiniz. Geleneksel Çin kültüründe, Hindistan kültüründe de pul biber sindirim problemi çekenlere yardımcı olmak, dolaşım problemleri olanlara yardımcı olmak ya da enfeksiyonu olan kişileri rahatlatmak için pul biber kullanılır. Birçok pul biberin içerisinde jalapeno, ancho ya da cayenne gibi farklı kırmızı biberlerin karışımı bulunur, ki bu da lezzetlerindeki ve acılık seviyelerindeki farklılığı açıklayabilir. Acılık seviyesini artırmak için zaman zaman biberlerin tohumları da karışımın içerisinde yer alabilir..
Pul Biberin Faydaları Nelerdir

Acı pul biber, bir iltihap sökücü ve enfeksiyon giderici olması nedeniyle artirit ağrılarına çok iyi gelir. Diyabet ve sedef hastalarında da tedavi edici olarak kullanılır.

Soğuk algınlığının bir numaraları ilacı kırmızı acı biberdir. Vücuttaki mukusun atılması için birebirdir. Mukus atıldıkça, kendinizi daha iyi hisseder ve iyileşirsiniz.

Mide ve bağırsak sisteminin çalışması, tüm vücudunuzu etkiler. Bir baharat olmasına rağmen, acı biber midenizi iyileştirebilir. Bu güçlü baharat, mide ve bağırsaklarınızı uyarır. Mide özsuyunu akışkanlığını artırır ve enzim üretimini çoğaltır. Ayrıca salya üretimini artırarak hazmı kolaylaştırır ve böylelikle toksinlerin metabolize olmasını kolaylaştırır.

Arnavut biberi olarak da bilinen kırmızı pul biber, daha çok kalori yakmanızı sağlar. Vücut ısısını artırarak kan dolaşımını hızlandırır. Ayrıca kanserin bir numaralı düşmanıdır.

Bir çay kaşığı kırmızı pul biberde:

Kalori: 5 kcal, Doymuş yağ: 0.1 gram, Çoklu doymamış yağ: 0.2 gram, Kolesterol: 0, Sodyum: 0, Potasyum: 36 mg, Lif: 0, Toplam karbonhidrat: 1 gram, Protein: 0.2 gr, Kırmızı biber vitamini açısından yüksek Ayrıca B6 vitamini, E vitamini, C vitamini, riboflavin, ve manganez içerir…
Şimdi kırmızı pul biberin sağlık yararları bir göz atalım.
- Kırmızı pul biber metabolizma, kalori yakmak için birebirdir ve böylece kilo vermenize yardımcı.
- Antioksidanlar gevreği bulunan, kanser, kalp hastalığı önlemek ve zehirli kimyasallardan kurtulmak için yardımcı olur.
- Düzenli tüketimi kan dolaşımını hızlandırır.
- Kırmızı pul biber gaz kolaylığı ve hazımsızlık rahatlatmakta yardımcı olur.
- Kırmızı pul biber kalp ve sinir sistemini güçlendirir.
- Bazen soğuk algınlığı ve grip tedavisinde kullanılır.
Pul pul biber makarna veya pizzanın vazgeçilmezidir. Pul biber sıcak kurutulmuş kırmızı biber, normalde acı biber olarak ezme yapılır. Acı biber dünyanın en sıcak biberi olmamasına rağmen, oldukça baharatlı ve sıcaktır. Kırmızı pul biber de tavuk marination ve çeşitli soslar için kullanılmaktadır.

Ülkemizde yol kanarlarında, korularda, ormanlarda sık rastlanan, dikenli bir ağacın meyvesi olan böğürtlenin faydaları saymakla bitmiyor. Üstelik meyve organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından çok zengin…

Düzenli yenen böğürtlen yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıplarını önlüyor.

Böğürtlenin sıkılarak elde edilen suyu ishallerde çok faydalıdır. Ancak böğürtlen suyu saklanamaz taze içmek gerekir. Saklanırsa sirkeleşir.

Ağız yaralarında, gerek taze ve gerekse kurutulmuş 20 gram böğürtlen yaprağı 1 litre suda haşlanırsa, bu çay ağız yaraları için çok faydalıdır.
Böğürtenin Faydaları Nelerdir ?

Kurutulmuş yapraklarından yapılan şurubunun kanı temizleyici etkisi de var. Bu şurup öksürüğü olanlara da iyi geliyor.

Ayak yorgunluklarında, böğürtlenin sürgünleri ve kökleri 100 grama 1 litre su ölçüsüyle kaynatılırsa, ılıyınca ayak banyosu olarak kullanılabilir. Ayak yorgunluklarına çok iyi gelir.

Güzellik için, böğürtlen çiçekleri ise 50 grama bir 1 litre su ölçüsü ile kaynatıldığı zaman, elde edilecek bu şifalı su eller için çok iyi bir güzellik losyonudur.

Her gün yenen bir avuç böğürtlen kanserden korur. Yapılan araştırmalar böğürtlenin, bünyesinde barındırdığı antioksidanların bağışıklık sistemini güçlendirerek kanser türlerine karşı koruyucu etkisi olduğunu ortaya çıkarmıştır.

Kanı incelterek kan şekerini dengeleyen böğürtlen, diyabet rahatsızlıkları olan hastalar için önemli bir şifa kaynağı

Yaprakları kaynatılarak suyu ile gargara yapılırsa, diş eti ve bademciklerdeki iltihaplara iyi gelir

Kökleri kaynatılarak suyu içilirse böbrek kumunun ve taşlarının düşmesine yardımcı olur.

Böğürtlenden şurup ve reçel de yapılır. Şurubu göğüs ve solunum yolları rahatsızlıklarında oldukça yararlıdır.

Böğürtlen yaralara sürülürse iyileşmelerini kolaylaştırır.

İyi bir antioksidandır. Vücuttaki zararlı maddelerin temizlenmesine yardımcı olur.

Tansiyonu düşürür ve bedeni güçlendirir.

Olgun böğürtlen idrar söktürücüdür ve kabızlığa iyi gelir.

Tok tutan bir meyve olan böğürtlen zayıflamak isteyenler için de bire bir…

Böğürtlenin Faydaları:

20 gram yaprak bir litre suda çay gibi haşlanarak gargara yapılırsa; ağız, dil, diş etlerine ve bademcik iltihaplarına faydalıdır.

Tansiyonu düşürür.

Basura iyi gelir. İdrar söktürür.

Ayaklardaki şişkinlikleri indirir.

Kadınlarda görülen beyaz akıntıyı keser.

Böğürtlenin doku ve damar büzücü etkisi vardır: Bu etkisiyle diyareyi keser, peklik verir.

Yaprağının Faydaları :

Ciltteki ağrı ve yangıları hafifletir, yara iyileştirici etkiler taşır; hafif yanıklara iyi gelir, hemoroitin tedavisinde etkili olur: Bu etkileri sağlamak için böğürtlenin körpe yaprakları ezilerek bir yara lapası hazırlanır. Bu lapa şikâyet edilen yerlere dıştan uygulanır.

Zeytingiller familyasından, Akdeniz iklimine özgü her mevsim yeşil kalan bir ağaç türüdür. 10 metre uzunluğa kadar erişebilen Zeytin ağacı 2000 yıl kadar yaşayabilmektedir. Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde verimli olarak yetiştirilmektedir. Zeytin Ağacının hem yapraklarından hem de meyvesi olan zeytinden faydalanılmaktadır. Zeytin ağacı iyi bakıldığında 5 ile 6 yıl içerisinde meyvelerini vermektedir. Ancak bir zeytin ağacının en verimli dönemi 35 ile 150 yaşlarının arasıdır. Zeytin ağacı bir yıl çok diğer yıl da kendisini dinlendirerek daha az zeytin verir. Meyveleri olan zeytinden zeytinyağı elde edilir.

Önceleri yeşil daha da olgunlaştığında da siyah renkte olan Zeytinde A,C,E vitaminleri, protein, kalsiyum, klor, kükürt ile değerli mineraller bulunmaktadır. Zeytinyağı da olein, palmitrik, steraik ve linolik asitlerin gliseritleri, hidrokarbonlar ve E vitamini ihtiva etmektedir.

Kuran’da dikkat çekilen besinlerden biri de zeytindir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, zeytinin yalnızca lezzetli bir besin değil, bunun yanında önemli bir sağlık kaynağı olduğunu da ortaya koymuştur. Zeytinin yanı sıra zeytinin yağı da önemli bir besin kaynağıdır. Kuran’da zeytin ağacının yağına ise şu ayetle dikkat çekilmiştir:
Zeytinin Faydaları Nelerdir?

Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nurunun misali, içinde çerağ bulunan bir kandil gibidir; çerağ bir sırça içerisindedir; sırça, sanki incimsi bir yıldızdır ki, doğuya da, batıya da ait olmayan kutlu bir zeytin ağacından yakılır; (bu öyle bir ağaç ki) neredeyse ateş ona dokunmasa da yağı ışık verir. (Bu,) Nur üstüne nurdur. Allah, kimi dilerse onu Kendi nuruna yöneltip-iletir. Allah insanlar için örnekler verir. Allah, herşeyi bilendir. (Nur Suresi, 35)

Yukarıdaki ayette “mubareketin zeytunetin” ifadesiyle zeytin, “bereketli, kutlu, uğurlu, sayısız yarar sağlayan” anlamlarına gelen mübarek sıfatıyla nitelendirilmiştir. “Zeytuha” ifadesiyle bildirilen zeytinyağı, diğer katı yağların aksine, tüm uzmanlar tarafından başta kalp ve damar sağlığı için olmak üzere en çok tavsiye edilen yağ çeşidi olarak bilinmektedir. Zeytinyağının sağlık açısından faydalarını şöyle sıralayabiliriz:

Zeytinin Faydaları Nelerdir?

Zeytinin dolaşım sistemi üzerinde olumlu anlamda müthiş etkileri bulunur. Serbest radikallerin kolesterol üzerinde bilinen çok büyük olumsuzlukları vardır. Bu radikallerin fazlalığı damar sağlığını tehdit ederek kalp krizi riskini arttırır. Zeytin, içeriğinde serbest radikallerle savaşan antioksidanlar bulundurduğundan dolayı damar sağlığını korur, böylece kalp krizi riski azalır.
Zeytin sayesinde kalp damar sağlığını koruyabilirsiniz (2). Kalpte ritm bozukluğu sorunu yaşayanlara zeytin tüketimi tavsiye edilir.

Zeytin hem meyvesiyle hem de meyvesinden elde edilen yağ sayesinde kan hücrelerinin sağlıklı kalabilmelerini destekler.

Kanserin gelişiminde önemli rol oynayan faktörlerden ikisi kronik oksidatif stres ve kronik enflamasyondur. Zeytinin içeriğinde bulunan antioksidanlar anti enflamatuar özellikler kanserle savaşta ön plana çıkmaktadır (3). Bu anlamda zeytinin bol ve düzenli şekilde tüketimi sağlığın korunması adına önerilmektedir.

Son yıllarda yapılan araştırmalar sızma zeytinyağının kolon kanserini önlemede etkili olduğunu ortaya koymaktadır (4).

Ayrıca zeytin DNA’ların korunmasında etkin rol oynayan sayılı besin maddeleri arasındadır (5).

Kötü kolesterolün en büyük düşmanı olarak bilinen zeytin, yeterli tüketimiyle kolesterolü dengede tutmaya yardımcı olur (6).

Belli grup alerjik tedavilerde yardımına başvurulan zeytinin bu alanda etkileri kanıtlanmıştır (7). Ancak bu, her alerjik durum için geçerli değildir.

Vücut için demirin ne kadar önemli olduğunu herkes iyi bilir. Hücrelerin ihtiyacı olduğu kadar saç ve tırnakların da demire ihtiyacı vardır. Yeşil ve siyah zeytin demir minerali bakımından oldukça zengindir (8). Buna ek olarak vücuttaki demir oranının yeterli seviyede olması, kırmızı kan hücrelerinin korunmasını destekler.

Zeytin, mideyi yormayan, tüketiminden sonra şişkinlik ya da gaz gibi sıkıntılar yapmayan bir besindir. Ülser, gastrit sıkıntısı olanlar zeytin yiyerek midelerini rahatlatabilirler.Ancak bu madde sadece siyah zeytin için geçerlidir. Çünkü yeşil zeytin çoğu zaman fazla ekşi ve tuzludur. Bunlar ise özellikle mide sorunu yaşayan insanlar için pek de tavsiye edilen özellikler değildir. (Midesi bulanan insanlara da bir parça ekmek ile birkaç siyah zeytin verilmesinin mantığı aslında budur)

Zeytinin antioksidanlar içerdiğini daha önce söylemiştik. Buna ek olarak hidrat ve yağ asitleri içerir. Hidrat ve yağ asitleri ise saç bakımında olmazsa olmaz, ilaç niyetine kullanılabilecek maddelerdir. Bu maddeler sayesinde zeytin, saç bakımında kullanabileceğiniz, daha doğrusu tüketimiyle olumlu etkilerini görebileceğiniz bir besindir.

Bununla birlikte içeriğinde E vitaminini bulmak mümkündür. E vitamininden zengin besinler cildin genç, gergin ve sağlıklı görünmesini sağlar.

Özellikle içerdiği A vitamini sayesinde ileri yaş hastalığı olarak bilinen katarakt sorununun yaşanma riski azaltır (9). Yine yaşlılığa bağlı gözle ilgili hastalıklarda zeytinin önleyici özellik gösterdiğini söylemek yanlış olmaz.

Ancak bu anlamda etkilerini görmek istiyorsanız tüketeceğiniz zeytin çeşidi kesinlikle yeşil zeytindir. Çünkü siyah zeytinde A Vitamini oranı 60 iken yeşil zeytinde bu oran 300’e kadar çıkmaktadır. Üstelik yaşlılık döneminde fazla kalori ya da yağ almak istemeyenler için de yine ideal olanı kesinlikle yeşil zeytindir. (yağ oranı siyah zeytinde 21, yeşil zeytinde 13.5 civarındadır) Bunları bilip tüketimini ona göre yapmak gerekir.

Karpuz Çekirdeğinin Faydaları

Karpuzun besin değerlerinden tam anlamıyla faydalanabilmek, çekirdekleriyle birlikte ve yenilmelidir.

Kapuzu yemeklerin ardından tüketmek şişkinliğe ve hazımsızlığa yol açabilmektedir. Bu sebeple karpuzu aç karnına veya yemeklerden sonra çekirdekleriyle beraber yenilmelidir. Karpuzu bu şekilde yemek böbreklere ve kalbe birçok yarar sağlamaktadır.

Karpuzun en değerli kısımlarından biride çekirdeğidir. Ancak yine de birçok insan karpuzu çekirdeklerinden ayıklayarak tüketmektedir, bu şekilde tüketim karpuzun faydalarını azaltmaktadır
Karpuz Çekirdeği

Karpuz Çekirdeği Günlük Magnezyum ihtiyacının tamamından fazlasını karşılar

Karpuz Çekirdeğinde yüksek oranlarda önemli mineraller de vardır. Bir fincan kurutulmuş karpuz çekirdeği günlük magnezyum tamamından daha fazlasını karşılar. Ayrıca magnezyum, kan basıncını ve aynı zamanda kan şekeri üzerinde yararlı bir etkiye sahiptir ve  karbonhidrat metabolizmasını düzenlemeye yardımcı olur. Ayrıca karpuz çekirdeği içeriğinde fosfor, demir, potasyum, sodyum, bakır, manganez ve çinko gibi önemli mineraller bulunmaktadır.

Karpuz çekirdeğinde mono ve çoklu doymamış yağlar ve omega-6 içermektedir. Bu yağların yeteri kadar alınması kalp sağlığının korunması açısından oldukça önemlidir. Dikkat edilmesi gereken husus bir fincan karpuz çekirdeği 600 kaloridir.

Karpuz çekirdeklerinde bol miktarda B vitamini de bulunmaktadır. Bir fincan karpuz çekirdeği günlük niasin ihtiyacının % 19’unu karşılar. Ayrıca karpuz çekirdeği içinde diğer B vitaminleri de bulunmaktadır.


Karpuz Çekirdeği Yağının Faydaları

Belki de karpuz çekirdeği yağının en popüler faydaları saça ve cilde olan faydalarıdır. İçeriği tamamen vücutla uyumlu protein ve yağlardan oluştuğu için kolayca emilir. Saçlara canlılık vermek için masaj şeklinde uygulanırsa kısa zamanda faydası görülmektedir. 




UYARI!!: Karpuz çekirdeği aşırı bir şekilde ve bütün olarak tüketilmemelidir. Faydalanmak için mutlaka dişlerle ezilerek tüketilmelidir. Bütün olarak yutulması nadir de olsa, apandist organını tıkayarak iltihaplanmasına yol açabiliyor.

Arama Yap

Sponsor

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Yükleniyor...