Arşiv

Tıptaki adıyla osteoporozdur. Osteoporoz halk dilinde kemik erimesi demektir.
Kemiklerde bulunan dokuların azalmasından dolayı dayanıklılığını yitirmesi sonucu oluşur. Kişide bulunan kemik erimesi hastalığının şiddetinin yüksek seyirde olması sonucu kemiğin kırılganlığı da yüksek olmaktadır. Kemik kırılganlığının olması sonucunda ise, kişide kemik erimesi başlamaktadır. Kemiklerin yapısında devamlı kendini yineleyebilen dokular vardır. Bu dokular hem kendi kendini hem de kemiği yenileyerek hayatiyetin devamını ve kalitenin yükselmesini sağlar. Ancak bazı durumlarda bu dokuların kemik yoğunluğu üzerindeki etkisi azalır ve osteoporoz hastalığı baş gösterir.
Osteoporoz insan kemik kütlesindeki azalış anlamına gelmektedir.


Kemik erimesi hastalığı genellikle bayanlarda görülmesinin yanı sıra 1/3 oranında da erkeklerde görülebilmektedir
Bu hastalıktaki en önemli risk grupları ise;
• Erken menopoza giren veyahut cerrahi müdahale ile yumurtalıkların alınmasından sonra yapay menopoza girenler,
• Kadınlar,
• Menopoza girmiş kadınlar,
• Erkeklerde ise testosteron miktarı azalan kişiler,
• Fiziksel aktivite yapmayan ve hareketsiz kimseler,
• Genetik olarak ailesinde osteoporoza sahip kişiler,
• Sigara içen ve alkol kullanan kişiler,
• Çok fazla kafein tüketenler,
• D vitamini eksikliğine sahip olan kişiler,
• 50 yaşın üzerindeki kişiler,
• İnce yapılı ve kısa boya sahip kimseler,
• Kanser ve tiroit ilaçlarını yüksek dozda kullananlar,
• Şeker, tiroit, kanser, paratiroit, uzun süreli felç olanlar kişiler, şeklinde sıralanabilir.

Yapılan araştırmalar gösteriyorki hastalığın başlangıç aşamasında bireyde hiçbir şikayet gözlenmiyor.Ancak hastalık ilerledikçe;

1-Bel ve sırt ağrısı,
2-Omurga da kırıklar,
3-Boyda kısalma,
4-El bileklerinde kırıklar,
5-Kaburga ve kalça kemiklerinde kırıklar,
6-Sırt kamburlaşması,omuzlarda yuvarlaklaşma,
gibi şikayetler görülmektedir.

Kemik erimesi ciddi anlamda sinsice yakalayan bir hastalıktır. Bu yüzden erken teşhis bu hastalıkta çok önemlidir. Eğer, 
fark edilir ise, ölüme ve sakatlığa neden olabilmektedir. Kemik erimesi hastalığına yakalanmadan önce en önemli şey 35 yaşına kadar olan süreçte kişide bulunan kemik yoğunluğunu mümkün olduğu sürece en yüksek seviyeye taşımaktır. Kemik erimesi hastalığını önlemek için aşağıdaki maddeleri g
ünlük yaşantımıza yerleştirmeliyiz.

• Her gün bol sebze ve meyve tüketilmelidir.
• Süt ve süt ürünlerinden oluşan gıdalar günlük olarak tüketilmelidir.
• Güneş ışınlarından faydalanılmalı ve en az 20 dakika güneş ışığını vücuda almalıyız.
• Günlük olarak en az yarım saat egzersiz yapılmalıdır.(Yürüyüş, aerobik hareketleri gibi) 

Eğer erken teşhis konmamış ve bu hastalığa yakalanmış iseniz, kaybettiğiniz kemiğin vücuda geri kazandırılması çok zordur, fakat, çeşitli tedavi yöntemleri uygulayarak kişideki kemik erimesi sürecinin durdurulma şansı vardır. Kemik erimesinde tedavi yöntemi ise 2 çeşittir.

Östrojen Tedavisi: Kişideki kemik erimesi sürecinin önemli ölçülerde yavaşlatmaktadır. Eğer ileri seviyede kemik erimesi durumuna sahip değilseniz, kemiklerde oluşabilecek kırıkları da önemli ölçüde yok etmektedir. Bu tedavinin başarılı olması için en azından 5 yıllık süreç boyunca tedavi uygulanmalıdır. Eğer tedavi bırakılır ise, kemik erimesi eski hızına dönerek vücuda zarar vermeye devam edecektir. 

İlaç Tedavisi: Kemik erimesi olan kişide östrojen tedavisi sakıncalı ise ilaç tedavisi kullanılmaktadır.

Ayrıca bu tedavi yöntemlerinin dışında yaşam koşullarında yapılacak değişikler kişide bulunan kemik erimesi hastalığını önlemeye yardımcı olacaktır.

0 Yorum Yapıldı:

Yorum Gönder

Arama Yap

Sponsor

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Yükleniyor...